Selenyum Eksikliği - BilgiMaks

Adblock Algılandı

Lütfen reklam engelleyicileri devre dışı bırakarak bizi destekleyebilirsiniz.

Reklam engelleyicinizin pasif olduğundan emin olun. Daha fazla bilgi

Selenyum, önemli özelliklere sahip, kimyasal sembolü “Se” olan bir iz mineraldir. Normal sağlık ve metabolizmada çeşitli süreçleri kontrol eder. Mineral tiroid sağlığını destekler, nörolojik sağlığı, kardiyovasküler sağlığı ve üreme sağlığını koruma, DNA sentezi üzerinde rol oynar. Bu mineralin eksikliğinin ciddi sonuçları olabilir. Raporlar selenyum eksikliğinin dünyadaki bir milyar insanı etkilediğini göstermektedir. Bu yazı selenyum eksikliğinin sağlık üzerindeki olası etkileri ve daha da önemlisi bunları önlemek için neler yapılabileceği konusunda bilgilendirme niteliğindedir.

Selenyum Eksikliği Nedir?

Selenyum eksikliği, vücutta yeterli selenyum bulunmaması anlamına gelir. Gıda kaynaklarındaki selenyum miktarı büyük oranda onları yetiştirmek için kullanılan toprağın kalitesine göre belirlenir. Yağışlar, buharlaşma ve pH seviyeleri topraktaki selenyum konsantrasyonunu etkiler. Bu, selenyum eksikliğini dünyanın bazı bölgelerinde daha yaygın hale getirir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde selenyum eksikliği nadirdir. Bununla birlikte dünya çapında 1 milyar insanın selenyum eksikliğinden etkilendiği tahmin edilmektedir. İklim değişikliğinin etkilerinin, dünyanın birçok yerinde toprak selenyum konsantrasyonlarını aşamalı olarak azaltacağı da öngörülmektedir. Selenyumun yetersiz alımı, selenyuma duyarlı belirli enzimlerin işlevini değiştirebilir. Bu enzimler arasında glutatyon peroksidazlar, iyodotironin deiodinazlar ve selenoproteinler bulunur. Selenyum eksikliği olan bireylerin fizyolojik streslere karşı daha savunmasız olduğu bulunmuştur. Selenyum eksikliği aslında birçok başka zarara da neden olabilir.

Günlük Selenyum İhtiyacı Ne Kadardır?

Çoğu insan beslenmeyle yeterli miktarda alır, ancak sigara içenlerin, alkol alanların veya doğum kontrol hapı kullananların vücudunda mineraller seviyeleri düşük olabilir. Selenyum eksikliği olmaması için şu anda erkekler için günde 70 mikrogram (mcg) ve kadınlar için günde 55 mg olan selenyum alınması önerilmektedir. Hamile kadınlar için önerilen miktar günde 60 mcg, emziren kadınlar için günde 70 mcg’dir. Selenyum için tolere edilebilir üst sınır günde 400 mcg’dir. Bunun ötesindeki alımlar sorunlara neden olabilir. Günde 900 mcg’nin üzerindeki alım toksik olabilir. Çok fazla selenyumun belirtilerinden bazıları tırnakların kolayca kırılması, boyuna çizgiler ve beyaz lekeler olması, kusma, bulantı, nefeste sarımsak benzeri bir koku ve ağızda metalik bir tat olmasıdır. Ayrıca dozda aşırıya kaçmak, nefes alınırken zorlanma, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, hatta kalp krizi gibi rahatsızlıkların da yaşanmasına sebep olabilir.
Selenyum Eksikliği Belirtileri

Selenyum özellikle önemli bir mineraldir, çünkü birçok sistemin işleyişini destekler. Bunlar endokrin, bağışıklık ve kardiyovasküler sistemlerdir. Endokrin sistemin bir parçası olan tiroid, dokunun ağırlığı başına en yüksek selenyum konsantrasyonuna sahip organdır. Selenyum eksikliği aynı zamanda bilişsel işlevselliği de etkileyebilir. Selenyum eksikliği bir dizi belirtiye neden olabilir. Belirtiler göz ardı edilirse, daha karmaşık sağlık riskleri ortaya çıkabilir. Yaygın belirtiler şunlardır:
Saç dökülmesi: Selenyum’un en önemli görevlerinden biri: T4 tiroid hormonunun T3 adlı daha aktif forma dönüştürülmesine yardımcı olmaktır. Eğer tiroid bezi az çalışıyorsa hipotiroidizm belirtileri görülebilir, bu belirtilerden biri saç dökülmesidir. Saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir, bu yüzden doktorlar gereken testleri yaptıracaktır.
Yorgunluk: Başka bir yaygın hipotiroidi belirtisi yorgunluktur. Bu, zayıf selenyum seviyelerinin tiroidi yavaşlatmasının bir sonucu olabilir.
Sık hastalanma: İlk olarak, düzenli olarak ellerin yıkandığından, grip aşısı olunduğundan, yeterince uzun ve sağlıklı uyunduğundan emin olmak gerekir. Bunlara rağmen selenyum seviyeleri düşükse yeterince glutatyon peroksidaz yapılamaz, bağışıklık sistemi düzgün çalışmaz ve daha sık hasta olunur.
Kilo alma: İstenmeyen ağırlık artışıyla karşılaşıldığında, esas neden bulunmalıdır. Kilo alanların önce beslenme şekline ve yediklerine, daha sonra selenyum seviyelerine bakılır.
Vücudun Çok Fazla Stres Altında Olması

Selenyum, hastalıklarla mücadele eden güçlü bir antioksidandır. Oksidatif stres, vücuttaki hücrelere zarar verir. Hücrelerini oksidatif strese karşı korunmalıdır. Diyetinize yeterince selenyum almak da dahil olmak üzere, yeterince uyumak, dinlenmek ve yeterince selenyum bulunduran gıdalarla beslenmek daha sağlıklı olunmasını sağlayacaktır.
Nefes darlığı: Selenoproteinlerin başka hayati görevi kalbi korumaktır. Eksikliğinde kalple ilgili sorunlar, nefes darlığı görülebilir. Düşük selenyum düzeyleri kalp hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiş olmasına rağmen, uzmanlar selenyum takviyeleri önermekte tereddüt etmektedir. Bunun yerine, sağlıklı, selenyum yönünden zengin bir diyete sadık kalınmalıdır.
Selenyum Eksikliğinin Sebep Olabileceği Sorunlar

Selenyum eksikliğinin sebep olduğu bazı sorunlardan aşağıda ayrıca bahsedilmiştir.
1-Kardiyovasküler sorunlar: Selenyum eksikliği, kalp kasının kronik bir hastalığı olan kardiyomiyopati ile ilişkilendirilmiştir. Selenyum eksikliğinin hastalığa neden oluşu ilk defa Çin’in Keshan ilçesinde, yaygın ve endemik olan bir kardiyomiyopati türü olan Keshan hastalığı ile fark edilmiştir. Farelerde yapılan çalışmalarda selenyum takviyesi kardiyotoksisiteyi azaltmıştır. Farelerde selenyum eksikliğinin de miyokard hasarının artmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Bu mineralin eksikliği ayrıca lipid peroksidasyonuna (lipidlerin bozulmasına) neden olabilir. Bu sorun yüksek tansiyon seviyelerine ve trombosit agregasyonuna (kümeleşmesine) neden olabilir, potansiyel olarak kalp hastalığı riskini artırabilir. Yeterli selenyum seviyeleri de kalbi belirli viral enfeksiyonlardan koruyabilir. Selenyumun oksidatif stres ile mücadele ettiği bilinmektedir. Bu ilişki nedeniyle eksikliği potansiyel olarak oksidatif stresin artmasına ve dolayısıyla kalp sağlığının etkilenmesine neden olabilir.
2-Endokrin sistemle ilgili sorunlar: Endokrin sistem, büyümeyi, gelişmeyi ve metabolizmayı teşvik eden hormonları düzenler. Tiroid, hipofiz ve adrenal bezler, pankreas, testisler (erkeklerde) ve yumurtalıklar (kadınlarda) endokrin sistem dahilindedir. Tiroid insan vücudunun tüm organları arasında maksimum selenyum konsantrasyonunu içerenidir. Selenyum ile ilişkili enzimler olan iyotronin deiodinazlar tiroid hormon metabolizmasını arttırır. Selenyum eksikliği bu süreci engelleyebilir. Selenyum, tümü endokrin sistem üzerinde birçok eylemde bulunan 30’dan fazla selenoprotein’in işlevini kontrol eder. Bu selenoproteinler antioksidan görevi görür ve sistemdeki hücre fonksiyonunu değiştirir.
3-Bazı kanser türlerine yakalanma riskinin artması: İnsanlar kanseri önlemek için ellerinden geleni yapmaya hazırdır. Optimum selenyum seviyelerini korumak kanserden korunmaya yardımcı olabilir. 2014’de araştırmacılar selenyum ve kanser arasındaki bağlantıya bakmak için 55 gözlemsel çalışmayı analiz etmişlerdir. Özellikle mide, mesane ve prostat kanseri olmak üzere yüksek selenyum maruziyeti ile ilişkili olarak yüzde 31 oranında daha düşük bir kanser riski bulunmuştur. Ancak diğer bazı çalışmalarda selenyumdan fayda sağlanamamıştır. Sonuçlar, kesin kanıt olmadan, takviyelerin yararlı olmayacağı yönündedir. Bunun yerine kuşkonmaz, brokoli ve mantar gibi selenyum bakımından zengin kaynaklar da dahil olmak üzere çeşitli yararlar sağlayacak yiyeceklere odaklanılmalıdır.
4-Kas-iskelet sistemiyle ilgili sorunlar: Selenyum eksikliği kas-iskelet sistemi hastalıklarına neden olabilir. Bunlardan biri, kemik, kıkırdak ve eklem deformitesi ile karakterize edilen Kashin-Beck hastalığıdır. Bu hastalık eklemlerde şişkinliğe ve deformasyona neden olur, hareketi kısıtlar. Özellikle Kuzey Çin’de ve Sibirya’da yaşayan çocuklarda görülür. Etkilenen ilk bölgeler el parmakları ile el bilekleridir. Selenyum ve ilişkili selenoproteinler kas fonksiyonunda rol oynar. Hem sığırlarda hem de insanlarda selenyum eksikliğinin çeşitli kas hastalıklarına neden olduğu görülmüştür.

5-Sinir sisteminin sağlığı ile ilgili sorunlar: Selenyum eksikliğinin depresif duyguduruma ve düşmanca davranışa neden olduğu bulunmuştur. Alzheimer hastalarında selenyum konsantrasyonunun sağlıklı bireylerdeki oranın sadece % 60’ı kadar olduğu bulunmuştur. Selenyum ile ilişkili önemli enzimler olan glutatyon peroksidazlar, ağırlıklı olarak beyinde bulunur ve yapısında 4 adet selenyum molekülü bulunur. Bu enzimler beyin sağlığına zarar verebilecek reaktif oksijen türlerini azaltır. Selenyumdaki eksiklik bu faydalı süreci engelleyebilir.
6-Bağışıklık sistemi sorunları: Raporlar selenyum eksikliğini zayıf bağışıklık ile ilişkilendirmiştir. Mineral immün yanıtı artırabilir, yetersizliği ise bağışıklık sistemini zayıflatıp immün hücrelerin fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. Beslenmeyle alınan selenyum sağlıklı bir bağışıklık sistemi için önemlidir.
7-Üreme sistemi sorunları: Erkeklerde selenyum testosteron biyosentezinde rol oynar. Selenyum eksikliği erkeklerde ve kadınlarda kısırlık sorunlarına yol açabilir. Ancak, bunu netleştirebilmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Selenyum Eksikliği Olan Bölgelerde Yaşayanlar

Düşük selenyumlu bölgelerde yetişen sebzelerle beslenilen ülkelerde yaşayan bireyler de selenyum eksikliği riski altında olabilir. Toprak selenyum seviyelerinin düşük olduğu Çin’in bazı kısımları riskli bölgelerdir. Bazı Avrupa ülkelerinde yaşayan bireyler bile risk altında olabilir. Risk gruplarına ait olanlar veya selenyum eksikliği ile ilişkili semptomlar yaşayanlar doktorlarını ziyaret etmelidir. Selenyum eksikliğinin uzun vadede ölümcül sonuçları olabilir.

Selenyum Eksikliği Riski Kimlerde Yüksektir?

Bir kişinin risk altında olup olmadığını anlaması önemlidir. Bazı bireylerde selenyum eksikliği riski diğerlerinden daha yüksek olabilir. Topraktaki selenyum seviyesinin düşük olduğu bir bölgede yaşamanın yanı sıra, aşağıdakiler de yaşanılan yerden bağımsız olarak selenyum eksikliği riskini artırabilir. Selenyum eksikliği bakımından aşağıda belirtilen bazı insan grupları daha yüksek bir risk altında olabilir.
Böbrek diyalizi geçirenler: Böbrek diyalizi (ayrıca hemodiyaliz olarak da bilinir) kandaki selenyumların birazını uzaklaştırır. Diyaliz geçiren hastalar ayrıca ciddi gıda kısıtlamaları nedeniyle selenyum eksikliği yaşayabilir.
HIV ile yaşayanlar: HIV ile yaşayan bireyler, ishal nedeniyle aşırı besin kaybına uğrayabilir ve selenyum eksikliği yaşayabilir. Malabsorpsiyon (ince bağırsaklardaki emilim bozukluğu) bile eksikliğe yol açabilir. Serumdaki selenyum düzeyleri hastalığın ilerlemesi ile azalır.
Crohn hastalığı gibi sindirim bozukluğuna sahip olanlar: Sindirim sistemini ilgilendiren sorunlar, diyetle yeterince selenyum alınsa bile, vücudun selenyumu emmesini etkileyebilir.
Eksiklik Nasıl Teşhis Edilir?

Selenyum eksikliğinin tespiti zordur. Bunun sebebi, yaygın olarak kullanılan bir test olmamasıdır. Bazı durumlarda, doktorlar glutatyon peroksidaz seviyesinin ölçülmesini isteyebilir. Bu, çalışması için selenyum gerektiren bir enzimdir. Enzimin seviyesi düşükse, vücutta yeterli selenyum olmayabilir.
Eksikliğin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Selenyum eksikliği olduğu anlaşılan herkese bir takviye gerekmeyebilir. Selenyum eksikliği tedavisi için ilk basamak, selenyumu yüksek olan daha fazla besin yemeye çalışmaktır. En iyi besin kaynaklardan biri Brezilya cevizidir. Bu ceviz çeşidinin her bir tanesinde 68 ila 91 mcg selenyum bulunur. Bir avuç Brezilya cevizindeki selenyum miktarı 607 mcg’dır, bu rakam tolere edilebilen üst sınırdan daha fazladır. Selenyum bulunduran diğer besinler şunlardır:
-Ton balığı
-Sarı yüzgeçli orkinos
-Trança balığı
-Konserve sardalye
-Somon
-Böbrek ve karaciğer gibi bazı etler
-Tavuk, hindi
-Esmer Pirinç
-Makarna
-Ay çekirdeği gibi tohumlar
-Tam buğday ekmeği
-Ispanak
-Yulaf ezmesi
-Çökelek, peynir gibi süt ürünleri
-Yumurta
-Sarımsak
-Mantar
Takviye Alınmalı mı?

Selenyum eksikliği nadir olsa da, yeterince ve doğru şekilde alındığından emin olunmalıdır. Eğer bir selenyum eksikliği olabileceği düşünülüyorsa, semptomların diğer olası nedenlerini ekarte etmek için bir doktorla görüşülüp kontrolden geçilmelidir. Selenyum içeren yiyecekler bir seçenek olmadığında, selenyum takviyeleri eksiklik yaşayanlara yardımcı olabilir. Pek çok multivitamin selenyum içerir, ancak selenyum bağımsız bir ürün olarak da bulunabilir. Selenyum takviyeleri genellikle selenometiyonin veya selenit formundadır. Selenometionin’i vücudun emmesi daha kolaydır, bu nedenle daha ciddi eksiklik vakaları için daha iyi bir seçenek olabilir. Selenyum toksisitesini önlemek için takviye almadan önce mutlaka bir doktorla görüşülmelidir. Takviye alanlar yanlışlıkla çok fazla almadığından (400 mcg’dan daha fazla) emin olmalıdır. Takviyelerde güvenli doz 100 mcg’dir.

Kaynakça:

https://www.bilgiustam.com/selenyum-eksikliginin-sagliga-etkileri-ve-belirtileri/

Selenyum Eksikliği

Selenyum, önemli özelliklere sahip, kimyasal sembolü “Se” olan bir iz mineraldir. Normal sağlık ve metabolizmada çeşitli süreçleri kontrol eder. Mineral tiroid sağlığını destekler, nörolojik sağlığı, kardiyovasküler sağlığı ve üreme sağlığını koruma, DNA sentezi üzerinde rol oynar. Bu mineralin eksikliğinin ciddi sonuçları olabilir. Raporlar selenyum eksikliğinin dünyadaki bir milyar insanı etkilediğini göstermektedir. Bu yazı selenyum eksikliğinin sağlık üzerindeki olası etkileri ve daha da önemlisi bunları önlemek için neler yapılabileceği konusunda bilgilendirme niteliğindedir.

Selenyum Eksikliği Nedir?

Selenyum eksikliği, vücutta yeterli selenyum bulunmaması anlamına gelir. Gıda kaynaklarındaki selenyum miktarı büyük oranda onları yetiştirmek için kullanılan toprağın kalitesine göre belirlenir. Yağışlar, buharlaşma ve pH seviyeleri topraktaki selenyum konsantrasyonunu etkiler. Bu, selenyum eksikliğini dünyanın bazı bölgelerinde daha yaygın hale getirir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde selenyum eksikliği nadirdir. Bununla birlikte dünya çapında 1 milyar insanın selenyum eksikliğinden etkilendiği tahmin edilmektedir. İklim değişikliğinin etkilerinin, dünyanın birçok yerinde toprak selenyum konsantrasyonlarını aşamalı olarak azaltacağı da öngörülmektedir. Selenyumun yetersiz alımı, selenyuma duyarlı belirli enzimlerin işlevini değiştirebilir. Bu enzimler arasında glutatyon peroksidazlar, iyodotironin deiodinazlar ve selenoproteinler bulunur. Selenyum eksikliği olan bireylerin fizyolojik streslere karşı daha savunmasız olduğu bulunmuştur. Selenyum eksikliği aslında birçok başka zarara da neden olabilir.

Günlük Selenyum İhtiyacı Ne Kadardır?

Çoğu insan beslenmeyle yeterli miktarda alır, ancak sigara içenlerin, alkol alanların veya doğum kontrol hapı kullananların vücudunda mineraller seviyeleri düşük olabilir. Selenyum eksikliği olmaması için şu anda erkekler için günde 70 mikrogram (mcg) ve kadınlar için günde 55 mg olan selenyum alınması önerilmektedir. Hamile kadınlar için önerilen miktar günde 60 mcg, emziren kadınlar için günde 70 mcg’dir. Selenyum için tolere edilebilir üst sınır günde 400 mcg’dir. Bunun ötesindeki alımlar sorunlara neden olabilir. Günde 900 mcg’nin üzerindeki alım toksik olabilir. Çok fazla selenyumun belirtilerinden bazıları tırnakların kolayca kırılması, boyuna çizgiler ve beyaz lekeler olması, kusma, bulantı, nefeste sarımsak benzeri bir koku ve ağızda metalik bir tat olmasıdır. Ayrıca dozda aşırıya kaçmak, nefes alınırken zorlanma, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, hatta kalp krizi gibi rahatsızlıkların da yaşanmasına sebep olabilir.
Selenyum Eksikliği Belirtileri

Selenyum özellikle önemli bir mineraldir, çünkü birçok sistemin işleyişini destekler. Bunlar endokrin, bağışıklık ve kardiyovasküler sistemlerdir. Endokrin sistemin bir parçası olan tiroid, dokunun ağırlığı başına en yüksek selenyum konsantrasyonuna sahip organdır. Selenyum eksikliği aynı zamanda bilişsel işlevselliği de etkileyebilir. Selenyum eksikliği bir dizi belirtiye neden olabilir. Belirtiler göz ardı edilirse, daha karmaşık sağlık riskleri ortaya çıkabilir. Yaygın belirtiler şunlardır:
Saç dökülmesi: Selenyum’un en önemli görevlerinden biri: T4 tiroid hormonunun T3 adlı daha aktif forma dönüştürülmesine yardımcı olmaktır. Eğer tiroid bezi az çalışıyorsa hipotiroidizm belirtileri görülebilir, bu belirtilerden biri saç dökülmesidir. Saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir, bu yüzden doktorlar gereken testleri yaptıracaktır.
Yorgunluk: Başka bir yaygın hipotiroidi belirtisi yorgunluktur. Bu, zayıf selenyum seviyelerinin tiroidi yavaşlatmasının bir sonucu olabilir.
Sık hastalanma: İlk olarak, düzenli olarak ellerin yıkandığından, grip aşısı olunduğundan, yeterince uzun ve sağlıklı uyunduğundan emin olmak gerekir. Bunlara rağmen selenyum seviyeleri düşükse yeterince glutatyon peroksidaz yapılamaz, bağışıklık sistemi düzgün çalışmaz ve daha sık hasta olunur.
Kilo alma: İstenmeyen ağırlık artışıyla karşılaşıldığında, esas neden bulunmalıdır. Kilo alanların önce beslenme şekline ve yediklerine, daha sonra selenyum seviyelerine bakılır.
Vücudun Çok Fazla Stres Altında Olması

Selenyum, hastalıklarla mücadele eden güçlü bir antioksidandır. Oksidatif stres, vücuttaki hücrelere zarar verir. Hücrelerini oksidatif strese karşı korunmalıdır. Diyetinize yeterince selenyum almak da dahil olmak üzere, yeterince uyumak, dinlenmek ve yeterince selenyum bulunduran gıdalarla beslenmek daha sağlıklı olunmasını sağlayacaktır.
Nefes darlığı: Selenoproteinlerin başka hayati görevi kalbi korumaktır. Eksikliğinde kalple ilgili sorunlar, nefes darlığı görülebilir. Düşük selenyum düzeyleri kalp hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiş olmasına rağmen, uzmanlar selenyum takviyeleri önermekte tereddüt etmektedir. Bunun yerine, sağlıklı, selenyum yönünden zengin bir diyete sadık kalınmalıdır.
Selenyum Eksikliğinin Sebep Olabileceği Sorunlar

Selenyum eksikliğinin sebep olduğu bazı sorunlardan aşağıda ayrıca bahsedilmiştir.
1-Kardiyovasküler sorunlar: Selenyum eksikliği, kalp kasının kronik bir hastalığı olan kardiyomiyopati ile ilişkilendirilmiştir. Selenyum eksikliğinin hastalığa neden oluşu ilk defa Çin’in Keshan ilçesinde, yaygın ve endemik olan bir kardiyomiyopati türü olan Keshan hastalığı ile fark edilmiştir. Farelerde yapılan çalışmalarda selenyum takviyesi kardiyotoksisiteyi azaltmıştır. Farelerde selenyum eksikliğinin de miyokard hasarının artmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Bu mineralin eksikliği ayrıca lipid peroksidasyonuna (lipidlerin bozulmasına) neden olabilir. Bu sorun yüksek tansiyon seviyelerine ve trombosit agregasyonuna (kümeleşmesine) neden olabilir, potansiyel olarak kalp hastalığı riskini artırabilir. Yeterli selenyum seviyeleri de kalbi belirli viral enfeksiyonlardan koruyabilir. Selenyumun oksidatif stres ile mücadele ettiği bilinmektedir. Bu ilişki nedeniyle eksikliği potansiyel olarak oksidatif stresin artmasına ve dolayısıyla kalp sağlığının etkilenmesine neden olabilir.
2-Endokrin sistemle ilgili sorunlar: Endokrin sistem, büyümeyi, gelişmeyi ve metabolizmayı teşvik eden hormonları düzenler. Tiroid, hipofiz ve adrenal bezler, pankreas, testisler (erkeklerde) ve yumurtalıklar (kadınlarda) endokrin sistem dahilindedir. Tiroid insan vücudunun tüm organları arasında maksimum selenyum konsantrasyonunu içerenidir. Selenyum ile ilişkili enzimler olan iyotronin deiodinazlar tiroid hormon metabolizmasını arttırır. Selenyum eksikliği bu süreci engelleyebilir. Selenyum, tümü endokrin sistem üzerinde birçok eylemde bulunan 30’dan fazla selenoprotein’in işlevini kontrol eder. Bu selenoproteinler antioksidan görevi görür ve sistemdeki hücre fonksiyonunu değiştirir.
3-Bazı kanser türlerine yakalanma riskinin artması: İnsanlar kanseri önlemek için ellerinden geleni yapmaya hazırdır. Optimum selenyum seviyelerini korumak kanserden korunmaya yardımcı olabilir. 2014’de araştırmacılar selenyum ve kanser arasındaki bağlantıya bakmak için 55 gözlemsel çalışmayı analiz etmişlerdir. Özellikle mide, mesane ve prostat kanseri olmak üzere yüksek selenyum maruziyeti ile ilişkili olarak yüzde 31 oranında daha düşük bir kanser riski bulunmuştur. Ancak diğer bazı çalışmalarda selenyumdan fayda sağlanamamıştır. Sonuçlar, kesin kanıt olmadan, takviyelerin yararlı olmayacağı yönündedir. Bunun yerine kuşkonmaz, brokoli ve mantar gibi selenyum bakımından zengin kaynaklar da dahil olmak üzere çeşitli yararlar sağlayacak yiyeceklere odaklanılmalıdır.
4-Kas-iskelet sistemiyle ilgili sorunlar: Selenyum eksikliği kas-iskelet sistemi hastalıklarına neden olabilir. Bunlardan biri, kemik, kıkırdak ve eklem deformitesi ile karakterize edilen Kashin-Beck hastalığıdır. Bu hastalık eklemlerde şişkinliğe ve deformasyona neden olur, hareketi kısıtlar. Özellikle Kuzey Çin’de ve Sibirya’da yaşayan çocuklarda görülür. Etkilenen ilk bölgeler el parmakları ile el bilekleridir. Selenyum ve ilişkili selenoproteinler kas fonksiyonunda rol oynar. Hem sığırlarda hem de insanlarda selenyum eksikliğinin çeşitli kas hastalıklarına neden olduğu görülmüştür.

5-Sinir sisteminin sağlığı ile ilgili sorunlar: Selenyum eksikliğinin depresif duyguduruma ve düşmanca davranışa neden olduğu bulunmuştur. Alzheimer hastalarında selenyum konsantrasyonunun sağlıklı bireylerdeki oranın sadece % 60’ı kadar olduğu bulunmuştur. Selenyum ile ilişkili önemli enzimler olan glutatyon peroksidazlar, ağırlıklı olarak beyinde bulunur ve yapısında 4 adet selenyum molekülü bulunur. Bu enzimler beyin sağlığına zarar verebilecek reaktif oksijen türlerini azaltır. Selenyumdaki eksiklik bu faydalı süreci engelleyebilir.
6-Bağışıklık sistemi sorunları: Raporlar selenyum eksikliğini zayıf bağışıklık ile ilişkilendirmiştir. Mineral immün yanıtı artırabilir, yetersizliği ise bağışıklık sistemini zayıflatıp immün hücrelerin fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. Beslenmeyle alınan selenyum sağlıklı bir bağışıklık sistemi için önemlidir.
7-Üreme sistemi sorunları: Erkeklerde selenyum testosteron biyosentezinde rol oynar. Selenyum eksikliği erkeklerde ve kadınlarda kısırlık sorunlarına yol açabilir. Ancak, bunu netleştirebilmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Selenyum Eksikliği Olan Bölgelerde Yaşayanlar

Düşük selenyumlu bölgelerde yetişen sebzelerle beslenilen ülkelerde yaşayan bireyler de selenyum eksikliği riski altında olabilir. Toprak selenyum seviyelerinin düşük olduğu Çin’in bazı kısımları riskli bölgelerdir. Bazı Avrupa ülkelerinde yaşayan bireyler bile risk altında olabilir. Risk gruplarına ait olanlar veya selenyum eksikliği ile ilişkili semptomlar yaşayanlar doktorlarını ziyaret etmelidir. Selenyum eksikliğinin uzun vadede ölümcül sonuçları olabilir.

Selenyum Eksikliği Riski Kimlerde Yüksektir?

Bir kişinin risk altında olup olmadığını anlaması önemlidir. Bazı bireylerde selenyum eksikliği riski diğerlerinden daha yüksek olabilir. Topraktaki selenyum seviyesinin düşük olduğu bir bölgede yaşamanın yanı sıra, aşağıdakiler de yaşanılan yerden bağımsız olarak selenyum eksikliği riskini artırabilir. Selenyum eksikliği bakımından aşağıda belirtilen bazı insan grupları daha yüksek bir risk altında olabilir.
Böbrek diyalizi geçirenler: Böbrek diyalizi (ayrıca hemodiyaliz olarak da bilinir) kandaki selenyumların birazını uzaklaştırır. Diyaliz geçiren hastalar ayrıca ciddi gıda kısıtlamaları nedeniyle selenyum eksikliği yaşayabilir.
HIV ile yaşayanlar: HIV ile yaşayan bireyler, ishal nedeniyle aşırı besin kaybına uğrayabilir ve selenyum eksikliği yaşayabilir. Malabsorpsiyon (ince bağırsaklardaki emilim bozukluğu) bile eksikliğe yol açabilir. Serumdaki selenyum düzeyleri hastalığın ilerlemesi ile azalır.
Crohn hastalığı gibi sindirim bozukluğuna sahip olanlar: Sindirim sistemini ilgilendiren sorunlar, diyetle yeterince selenyum alınsa bile, vücudun selenyumu emmesini etkileyebilir.
Eksiklik Nasıl Teşhis Edilir?

Selenyum eksikliğinin tespiti zordur. Bunun sebebi, yaygın olarak kullanılan bir test olmamasıdır. Bazı durumlarda, doktorlar glutatyon peroksidaz seviyesinin ölçülmesini isteyebilir. Bu, çalışması için selenyum gerektiren bir enzimdir. Enzimin seviyesi düşükse, vücutta yeterli selenyum olmayabilir.
Eksikliğin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Selenyum eksikliği olduğu anlaşılan herkese bir takviye gerekmeyebilir. Selenyum eksikliği tedavisi için ilk basamak, selenyumu yüksek olan daha fazla besin yemeye çalışmaktır. En iyi besin kaynaklardan biri Brezilya cevizidir. Bu ceviz çeşidinin her bir tanesinde 68 ila 91 mcg selenyum bulunur. Bir avuç Brezilya cevizindeki selenyum miktarı 607 mcg’dır, bu rakam tolere edilebilen üst sınırdan daha fazladır. Selenyum bulunduran diğer besinler şunlardır:
-Ton balığı
-Sarı yüzgeçli orkinos
-Trança balığı
-Konserve sardalye
-Somon
-Böbrek ve karaciğer gibi bazı etler
-Tavuk, hindi
-Esmer Pirinç
-Makarna
-Ay çekirdeği gibi tohumlar
-Tam buğday ekmeği
-Ispanak
-Yulaf ezmesi
-Çökelek, peynir gibi süt ürünleri
-Yumurta
-Sarımsak
-Mantar
Takviye Alınmalı mı?

Selenyum eksikliği nadir olsa da, yeterince ve doğru şekilde alındığından emin olunmalıdır. Eğer bir selenyum eksikliği olabileceği düşünülüyorsa, semptomların diğer olası nedenlerini ekarte etmek için bir doktorla görüşülüp kontrolden geçilmelidir. Selenyum içeren yiyecekler bir seçenek olmadığında, selenyum takviyeleri eksiklik yaşayanlara yardımcı olabilir. Pek çok multivitamin selenyum içerir, ancak selenyum bağımsız bir ürün olarak da bulunabilir. Selenyum takviyeleri genellikle selenometiyonin veya selenit formundadır. Selenometionin’i vücudun emmesi daha kolaydır, bu nedenle daha ciddi eksiklik vakaları için daha iyi bir seçenek olabilir. Selenyum toksisitesini önlemek için takviye almadan önce mutlaka bir doktorla görüşülmelidir. Takviye alanlar yanlışlıkla çok fazla almadığından (400 mcg’dan daha fazla) emin olmalıdır. Takviyelerde güvenli doz 100 mcg’dir.

Kaynakça:

https://www.bilgiustam.com/selenyum-eksikliginin-sagliga-etkileri-ve-belirtileri/

Diğer Yayınlar

Bültenimize Abone Ol

Bildirimler

Disqus Logo