Adblock Algılandı

Lütfen reklam engelleyicileri devre dışı bırakarak bizi destekleyebilirsiniz.

Reklam engelleyicinizin pasif olduğundan emin olun. Daha fazla bilgi

İnsanlar besin almadan belli bir süre hayatta kalabilirler. Bu yüzdendir ki gıda insan yaşamı açısından bir zorunluluktur. Günümüzün çoğu zamanı yiyeceklerin etrafında şekillenerek geçer. Dünya her zaman yeni şeyler keşfedilecek bir yerdir. Her zaman yeni bir tat damağınızda oluşabilir. Keşfedilmeyi bekleyen yeni yiyecekler çoğu zaman bir yerlerde vardır. 

Doğada bulunan her besin tabi ki de insan sağlığı için uygun değildir. Bu nedenle her bulunan besin yenilmeye müsait olmayabilir. Doğada ve seyahat ederken her şey yenilmemeli ve uygun şekilde hazırlanmış besinler tüketilmelidir. Genel besinleri içeren bir sıralama ile zehirli olabilecek besinlere göz atacağız.

1. Hindistan Cevizi


Hindistan cevizi, Karayipler ve Endonezya'da yetişen tropik bir meyvedir. Ayrıca popüler bir baharattır. Tohumunun çekirdeğine Hindistan cevizi adı verilir. Aynı zamanda bir halüsinojeniktir. Çiğ şekilde bir çay kaşığı hindistan cevizi yüksek nabız atımına, bulantı ve kusmaya ayrıca ağız kuruluğuna neden olabilir. Baharat şeklinde satılan Hindistan cevizleri genelde çiğ değildir. Nadiren de olsa ölümcül olabilir. Bunun dışında belirtileri bir kaç gün devam edebilir.

2. Mantarlar


Çoğu insan doğada bulduğu yabani bir mantarı yemekten çekinir. Sebebi bilinen yada bilinmeyen çoğu mantarın zehirli yada yenmeyen türden olmasından kaynaklanır. Bununla beraber zararlı mantarlar insan vücuduna girdikleri andan itibaren aşırı toksik üreterek zehirlerler. Uzmanlar bile iyi ve kötü mantarı ayırt ederken bazen yanılgıya düştükleri olmuştur. Genelde zehirli mantarlar renk ve görünüm itibariyle ayırt edilebilir. Bilinen bir gerçek ise zehirli mantarların hepsinin parlak renkli olmamasıdır. Bazı mantarlar ölümcül olup insan sağlığını tehdit eder fakat sağlıklı ve yenilebilir olan mantarlar oldukça faydalıdır.
Zehirlenme belirtileri arasında böbrek hasarı, bulantı, kusma, kramplar ve ishal sayılabilir.

3. Barbunya Fasulyesi

Barbunya fasulyesinin aslında toksik etki yaptığını kim düşünebilir? Lektin denilen bir glikoprotein içerdikleri için bu etkiye sebep olur. Bu protein, midenizdeki hücreleri öldürerek aşırı mide bulantısı, ishal ve kusmaya neden olabilir. 
Bu etkiler barbunya fasulyesi için oldukça azdır. Barbunya fasulyesi zehirlenmesinden kaçınmak oldukça kolaydır. Kuru fasulye kullanıyorsanız, en az 5 saat boyunca suya bekletmeniz yararlı olacaktır. Özellikle barbunya fasulyesini yavaş pişiriyorsanız önemlidir.

4. Kırmızı ve Yeşil Elma


Elmalar doğal olarak çok toksik bir madde olan siyanür içerir. Amigdalin denen bu bileşen madde genellikle elmanın çekirdek kısmında üretilir. Siyanür elmaların çekirdek kısmında yer aldığı için çekirdek kısmının yenmemesi gerekir. Çok fazla elma tüketimi vücutta yan etki yapabilir. Nadir de olsa baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir. Daha ciddi etkilerinde ise böbrek yetmezliğine ve nabızda artışa sebep olabilir. 
Ayrıca bir diğer ciddi bir problem, pestisitlerin elma yüzeyine yapışıp ardından geleneksel toplama esnasında elmaya cilalanmasıdır. Bu yüzden meyve ve sebzelerin bol suda yıkanarak tüketilmesi tavsiye edilir. En iyi ve en sağlıklı sonuca ulaşmak için meyvelerin mumla kaplanmasının önüne geçilmelidir. En doğal formunda ve tüketim ömründen önce tüketilmelidir.

5. Kirpi Balığı


Eğer Japonya'ya ziyaret ediyorsanız, çok farklı lezzetlerle karşılaşabilirsiniz. Bu balığı restoranlarda ve sokaklarda sıkça görebilirsiniz. Eğer kirpi balığı doğru şekilde servis edilmezse çok ciddi sorunlara neden olabilir. Yan etkilere sebep olursa felce hatta ölüme dahi sebep olabilir. Kirpi balığının karaciğeri ve iç organları oldukça fazla toksik madde içerir. 
Belirtileri, karıncalanma ve solunum felci arasında değişir. Japonya'da ve ABD'de bu balığı yiyorsanız dikkatli olmalısınız. Ayrıca okyanus balığı tüketiyorsanız ne olduğunu bilmeniz sizin için önemlidir.

6. Pastörize Edilmemiş Bal


Arılar bazı durumlarda bitkilerden yanlış nektar veya polen toplayabilirler. Bazı bitkiler, herbivorlara karşı ince bir kimyasal savunma sağlar: pirolizidin alkaloitleri (PA). PA'lar sadece böcek veya küçük hayvan otçulları için toksik değildir. İnsan sağlığı açısından da zararlıdırlar. PA'ların zararlı etkilerinden kurtulmak için bal pastörizasyon ile elimine edilir. PA'lar karaciğer sirozu, kanser hastalıklarına sebebiyet verebilirler. 
Bal ile ilgili bir diğer konu ise botulizmdir. Botulizm küçük dozlarda son derece ölümcül olmakla birlikte, baldaki mevcut oranı sağlıklı yetişkinlerin yiyebileceği kadar düşüktür. Balın normal koşullarda ısıtılması yolu ile zararlı maddelerinden arınması mümkün değildir. Bunun dışında on iki ayın altındaki çocuklar bal veya bal ürünleri içeren besinler tüketmemelidir. Ayrıca balın hipertansiyonu düşürücü etkisi bulunmaktadır. Günlük yeteri kadar tüketilmesi aşırıya kaçılmasının önlenmesi tavsiye edilir.  

7. Kereviz


Kereviz sıvı bakımından oldukça zengin bir bitkidir. İnsan için gerekli olan günlük sıvı miktarının neredeyse %25'lik bir kısmını karşılar. Dalları ve yaprakları yumuşaktır. Genelde salatalarda kullanılır. Diyet yapanlar için ideal bir besindir. İçerdiği vitamin ve mineraller ile oldukça sağlıklı bir bitkidir. Peki kerevizi zararlı yapan nedir?
Kereviz üzerinde yapılan klinik çalışmalar, kerevizin 64'ten fazla farklı kimyasal maddeyi içerisinde bulundurduğu saptanmıştır. Kereviz sulak alanlarda yetişen ve suyu oldukça seven bir bitkidir. Bu yüzden büyüdükçe yerden çokça su alır. Eğer aldığı su ilaçlı ve kimyasallı bir su ise bu onun bünyesine geçer. Kereviz alırken organik olmasına özen göstermeniz gereklidir, çünkü oldukça fazla kullanılan böcek ilaçları kereviz aracılığıyla insan vücuduna zerk olmaktadır.

8. Yaban Mersini


Yaban mersininin ana vatanı Kuzey Amerika'dır. Yine Avrupa da ve ülkemizde yetişmektedir. Ülkemizde ise en çok Batı Karadeniz bölgesinde bulunur. Lezzeti ve güzelliği onu tüketilmesi cazip bir meyve haline getirir. İçerisinde oldukça fazla antioksidan barındırır. Yaban mersini C vitamini açısından zengindir. Yaban mersinini tehlikeli yapan şey onun doğal halinden çıkarılarak organikliğinin bozulmasıdır. 
Meyveler narin bir yapıya sahiptirler. Bu yüzden böceklere karşı dayanıksızdır. Çiftçiler ürünlerini korumak ve cazip hale getirmek için gübre ve böcek ilaçlarını kullanırlar. Ürünlerini piyasaya sürdüklerinde genelde ilaç ve gübre kalıntıları hala mevcuttur. Yaban mersini pestisitlerin ve gübre kalıntılarının yoğun olduğu bir diğer meyvedir. Yaban mersini insana ve doğaya zarar verdiği bilinen 52 türde pestisit içerir. 
Garip olan ise dondurulmuş olarak satılan meyvelerdeki böcek ilacı kalıntısı daha düşüktür. Organik meyveleri veya dondurulmuş meyveleri tercih etmelisiniz.

9. Ackee (Ake Meyvesi)


Jamaika'nın ulusal meyvesi olan ake, lychee meyvesi ile ilgilidir. Sağlıklı yağ asitleri bakımından fakirdir. Kalorisi oldukça düşüktür. C vitamini deposudur. Bunun yanında lifli bir yapısı olması sindirim açısından faydalıdır. Faydalarının olmasının yanında olgunlaşmadan tüketilmemelidir. Olgunlaşmadan tüketilen ake meyvesi zehirlidir. Olgunlaşıp kabuğundan ayrıldıktan sonra yenilmelidir. Yan etkileri;  Jamaikan Kusma Hastalığı'dır. Aksi durumlarda nöbetlere ve ölümcül hipoglisemiye neden olabilir.

10. Brezilya Cevizi


Brezilya cevizi selenyum elementi bakımından zengin bir meyvedir. Selenyum vücudunuzun ihtiyacı olan eser bir elementtir. Selenyum bazı kanserleri ve kalp hastalıklarını önleyebilir, zihinsel işlevi geliştirebilir ve tiroidi destekler. Çok az kişi selenyum bakımından yetersizdir. 
Brezilya cevizin de selenyum oranı çok fazladır. Bu yüzden günlük olarak iki taneden fazla tüketilmemelidir. Çok fazla selenyum, nefes darlığına, bulantı ve kusmaya ve hatta kalp yetmezliğine kadar bir çok yan etki oluşturabilir. Ciddi etkileri olabileceği gibi yeteri kadar tüketildiğinde bir problem oluşturmaz.

11. Casu Marzu (Çürük Peynir)



Casu marzu, bir İtalyan peyniridir. Satışı normal koşullarda yasaktır. Peynir çürüdükten sonra tüketilir. Koyun peynirinden yapılan bu peynirin özelliği kurtçuklu olmasıdır. Üzerindeki kurtçuklar canlıdır ve yumuşak bir dokusu vardır. Kurtçuklar canlı olarak tüketildiği için mide ve bağırsak sorunlarına yol açar. Casu marzu, ismini Akdeniz'de bulunan büyüleyici İtalyan adası Sardunya'dan almaktadır.

12. Fast Food


Fast food beslenme bir Amerikan kültürünün yansımasıdır. Fast food beslenme gizli bir katildir. Sağlıksız olan bu beslenme şekli yüksek yağlı, yüksek kalorili ve işlem görmüş besinlerin bağımlılık yaratması için tasarlanmıştır. 
Fast food doğrudan yüksek kolesterol, diyabet ve kalp hastalığına yol açan obezite ile bağlantılıdır. Bazı kanserler ayrıca fast food koruyucuları ve işlemleriyle de bağlantılı olabilir. Hızlı ve elverişli bir beslenme şekli de olsa bu tür ürünlerin tüketilmemesi gerekir. Uzun vade de sağlıklı ve güvenli bir beslenme sizi fast food tuzağından koruyacaktır.

Zararını Bilmediğiniz 12 Yiyecek

İnsanlar besin almadan belli bir süre hayatta kalabilirler. Bu yüzdendir ki gıda insan yaşamı açısından bir zorunluluktur. Günümüzün çoğu zamanı yiyeceklerin etrafında şekillenerek geçer. Dünya her zaman yeni şeyler keşfedilecek bir yerdir. Her zaman yeni bir tat damağınızda oluşabilir. Keşfedilmeyi bekleyen yeni yiyecekler çoğu zaman bir yerlerde vardır. 

Doğada bulunan her besin tabi ki de insan sağlığı için uygun değildir. Bu nedenle her bulunan besin yenilmeye müsait olmayabilir. Doğada ve seyahat ederken her şey yenilmemeli ve uygun şekilde hazırlanmış besinler tüketilmelidir. Genel besinleri içeren bir sıralama ile zehirli olabilecek besinlere göz atacağız.

1. Hindistan Cevizi


Hindistan cevizi, Karayipler ve Endonezya'da yetişen tropik bir meyvedir. Ayrıca popüler bir baharattır. Tohumunun çekirdeğine Hindistan cevizi adı verilir. Aynı zamanda bir halüsinojeniktir. Çiğ şekilde bir çay kaşığı hindistan cevizi yüksek nabız atımına, bulantı ve kusmaya ayrıca ağız kuruluğuna neden olabilir. Baharat şeklinde satılan Hindistan cevizleri genelde çiğ değildir. Nadiren de olsa ölümcül olabilir. Bunun dışında belirtileri bir kaç gün devam edebilir.

2. Mantarlar


Çoğu insan doğada bulduğu yabani bir mantarı yemekten çekinir. Sebebi bilinen yada bilinmeyen çoğu mantarın zehirli yada yenmeyen türden olmasından kaynaklanır. Bununla beraber zararlı mantarlar insan vücuduna girdikleri andan itibaren aşırı toksik üreterek zehirlerler. Uzmanlar bile iyi ve kötü mantarı ayırt ederken bazen yanılgıya düştükleri olmuştur. Genelde zehirli mantarlar renk ve görünüm itibariyle ayırt edilebilir. Bilinen bir gerçek ise zehirli mantarların hepsinin parlak renkli olmamasıdır. Bazı mantarlar ölümcül olup insan sağlığını tehdit eder fakat sağlıklı ve yenilebilir olan mantarlar oldukça faydalıdır.
Zehirlenme belirtileri arasında böbrek hasarı, bulantı, kusma, kramplar ve ishal sayılabilir.

3. Barbunya Fasulyesi

Barbunya fasulyesinin aslında toksik etki yaptığını kim düşünebilir? Lektin denilen bir glikoprotein içerdikleri için bu etkiye sebep olur. Bu protein, midenizdeki hücreleri öldürerek aşırı mide bulantısı, ishal ve kusmaya neden olabilir. 
Bu etkiler barbunya fasulyesi için oldukça azdır. Barbunya fasulyesi zehirlenmesinden kaçınmak oldukça kolaydır. Kuru fasulye kullanıyorsanız, en az 5 saat boyunca suya bekletmeniz yararlı olacaktır. Özellikle barbunya fasulyesini yavaş pişiriyorsanız önemlidir.

4. Kırmızı ve Yeşil Elma


Elmalar doğal olarak çok toksik bir madde olan siyanür içerir. Amigdalin denen bu bileşen madde genellikle elmanın çekirdek kısmında üretilir. Siyanür elmaların çekirdek kısmında yer aldığı için çekirdek kısmının yenmemesi gerekir. Çok fazla elma tüketimi vücutta yan etki yapabilir. Nadir de olsa baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir. Daha ciddi etkilerinde ise böbrek yetmezliğine ve nabızda artışa sebep olabilir. 
Ayrıca bir diğer ciddi bir problem, pestisitlerin elma yüzeyine yapışıp ardından geleneksel toplama esnasında elmaya cilalanmasıdır. Bu yüzden meyve ve sebzelerin bol suda yıkanarak tüketilmesi tavsiye edilir. En iyi ve en sağlıklı sonuca ulaşmak için meyvelerin mumla kaplanmasının önüne geçilmelidir. En doğal formunda ve tüketim ömründen önce tüketilmelidir.

5. Kirpi Balığı


Eğer Japonya'ya ziyaret ediyorsanız, çok farklı lezzetlerle karşılaşabilirsiniz. Bu balığı restoranlarda ve sokaklarda sıkça görebilirsiniz. Eğer kirpi balığı doğru şekilde servis edilmezse çok ciddi sorunlara neden olabilir. Yan etkilere sebep olursa felce hatta ölüme dahi sebep olabilir. Kirpi balığının karaciğeri ve iç organları oldukça fazla toksik madde içerir. 
Belirtileri, karıncalanma ve solunum felci arasında değişir. Japonya'da ve ABD'de bu balığı yiyorsanız dikkatli olmalısınız. Ayrıca okyanus balığı tüketiyorsanız ne olduğunu bilmeniz sizin için önemlidir.

6. Pastörize Edilmemiş Bal


Arılar bazı durumlarda bitkilerden yanlış nektar veya polen toplayabilirler. Bazı bitkiler, herbivorlara karşı ince bir kimyasal savunma sağlar: pirolizidin alkaloitleri (PA). PA'lar sadece böcek veya küçük hayvan otçulları için toksik değildir. İnsan sağlığı açısından da zararlıdırlar. PA'ların zararlı etkilerinden kurtulmak için bal pastörizasyon ile elimine edilir. PA'lar karaciğer sirozu, kanser hastalıklarına sebebiyet verebilirler. 
Bal ile ilgili bir diğer konu ise botulizmdir. Botulizm küçük dozlarda son derece ölümcül olmakla birlikte, baldaki mevcut oranı sağlıklı yetişkinlerin yiyebileceği kadar düşüktür. Balın normal koşullarda ısıtılması yolu ile zararlı maddelerinden arınması mümkün değildir. Bunun dışında on iki ayın altındaki çocuklar bal veya bal ürünleri içeren besinler tüketmemelidir. Ayrıca balın hipertansiyonu düşürücü etkisi bulunmaktadır. Günlük yeteri kadar tüketilmesi aşırıya kaçılmasının önlenmesi tavsiye edilir.  

7. Kereviz


Kereviz sıvı bakımından oldukça zengin bir bitkidir. İnsan için gerekli olan günlük sıvı miktarının neredeyse %25'lik bir kısmını karşılar. Dalları ve yaprakları yumuşaktır. Genelde salatalarda kullanılır. Diyet yapanlar için ideal bir besindir. İçerdiği vitamin ve mineraller ile oldukça sağlıklı bir bitkidir. Peki kerevizi zararlı yapan nedir?
Kereviz üzerinde yapılan klinik çalışmalar, kerevizin 64'ten fazla farklı kimyasal maddeyi içerisinde bulundurduğu saptanmıştır. Kereviz sulak alanlarda yetişen ve suyu oldukça seven bir bitkidir. Bu yüzden büyüdükçe yerden çokça su alır. Eğer aldığı su ilaçlı ve kimyasallı bir su ise bu onun bünyesine geçer. Kereviz alırken organik olmasına özen göstermeniz gereklidir, çünkü oldukça fazla kullanılan böcek ilaçları kereviz aracılığıyla insan vücuduna zerk olmaktadır.

8. Yaban Mersini


Yaban mersininin ana vatanı Kuzey Amerika'dır. Yine Avrupa da ve ülkemizde yetişmektedir. Ülkemizde ise en çok Batı Karadeniz bölgesinde bulunur. Lezzeti ve güzelliği onu tüketilmesi cazip bir meyve haline getirir. İçerisinde oldukça fazla antioksidan barındırır. Yaban mersini C vitamini açısından zengindir. Yaban mersinini tehlikeli yapan şey onun doğal halinden çıkarılarak organikliğinin bozulmasıdır. 
Meyveler narin bir yapıya sahiptirler. Bu yüzden böceklere karşı dayanıksızdır. Çiftçiler ürünlerini korumak ve cazip hale getirmek için gübre ve böcek ilaçlarını kullanırlar. Ürünlerini piyasaya sürdüklerinde genelde ilaç ve gübre kalıntıları hala mevcuttur. Yaban mersini pestisitlerin ve gübre kalıntılarının yoğun olduğu bir diğer meyvedir. Yaban mersini insana ve doğaya zarar verdiği bilinen 52 türde pestisit içerir. 
Garip olan ise dondurulmuş olarak satılan meyvelerdeki böcek ilacı kalıntısı daha düşüktür. Organik meyveleri veya dondurulmuş meyveleri tercih etmelisiniz.

9. Ackee (Ake Meyvesi)


Jamaika'nın ulusal meyvesi olan ake, lychee meyvesi ile ilgilidir. Sağlıklı yağ asitleri bakımından fakirdir. Kalorisi oldukça düşüktür. C vitamini deposudur. Bunun yanında lifli bir yapısı olması sindirim açısından faydalıdır. Faydalarının olmasının yanında olgunlaşmadan tüketilmemelidir. Olgunlaşmadan tüketilen ake meyvesi zehirlidir. Olgunlaşıp kabuğundan ayrıldıktan sonra yenilmelidir. Yan etkileri;  Jamaikan Kusma Hastalığı'dır. Aksi durumlarda nöbetlere ve ölümcül hipoglisemiye neden olabilir.

10. Brezilya Cevizi


Brezilya cevizi selenyum elementi bakımından zengin bir meyvedir. Selenyum vücudunuzun ihtiyacı olan eser bir elementtir. Selenyum bazı kanserleri ve kalp hastalıklarını önleyebilir, zihinsel işlevi geliştirebilir ve tiroidi destekler. Çok az kişi selenyum bakımından yetersizdir. 
Brezilya cevizin de selenyum oranı çok fazladır. Bu yüzden günlük olarak iki taneden fazla tüketilmemelidir. Çok fazla selenyum, nefes darlığına, bulantı ve kusmaya ve hatta kalp yetmezliğine kadar bir çok yan etki oluşturabilir. Ciddi etkileri olabileceği gibi yeteri kadar tüketildiğinde bir problem oluşturmaz.

11. Casu Marzu (Çürük Peynir)



Casu marzu, bir İtalyan peyniridir. Satışı normal koşullarda yasaktır. Peynir çürüdükten sonra tüketilir. Koyun peynirinden yapılan bu peynirin özelliği kurtçuklu olmasıdır. Üzerindeki kurtçuklar canlıdır ve yumuşak bir dokusu vardır. Kurtçuklar canlı olarak tüketildiği için mide ve bağırsak sorunlarına yol açar. Casu marzu, ismini Akdeniz'de bulunan büyüleyici İtalyan adası Sardunya'dan almaktadır.

12. Fast Food


Fast food beslenme bir Amerikan kültürünün yansımasıdır. Fast food beslenme gizli bir katildir. Sağlıksız olan bu beslenme şekli yüksek yağlı, yüksek kalorili ve işlem görmüş besinlerin bağımlılık yaratması için tasarlanmıştır. 
Fast food doğrudan yüksek kolesterol, diyabet ve kalp hastalığına yol açan obezite ile bağlantılıdır. Bazı kanserler ayrıca fast food koruyucuları ve işlemleriyle de bağlantılı olabilir. Hızlı ve elverişli bir beslenme şekli de olsa bu tür ürünlerin tüketilmemesi gerekir. Uzun vade de sağlıklı ve güvenli bir beslenme sizi fast food tuzağından koruyacaktır.

Diğer Yayınlar

Bültenimize Abone Ol

Bildirimler

Disqus Logo