Adblock Algılandı

Lütfen reklam engelleyicileri devre dışı bırakarak bizi destekleyebilirsiniz.

Reklam engelleyicinizin pasif olduğundan emin olun. Daha fazla bilgi

Selenyum, önemli özelliklere sahip, kimyasal sembolü “Se” olan bir iz mineraldir. Normal sağlık ve metabolizmada çeşitli süreçleri kontrol eder. Mineral tiroid sağlığını destekler, nörolojik sağlığı, kardiyovasküler sağlığı ve üreme sağlığını koruma, DNA sentezi üzerinde rol oynar. Bu mineralin eksikliğinin ciddi sonuçları olabilir. Raporlar selenyum eksikliğinin dünyadaki bir milyar insanı etkilediğini göstermektedir. Bu yazı selenyum eksikliğinin sağlık üzerindeki olası etkileri ve daha da önemlisi bunları önlemek için neler yapılabileceği konusunda bilgilendirme niteliğindedir.

Selenyum Eksikliği Nedir?

Selenyum eksikliği, vücutta yeterli selenyum bulunmaması anlamına gelir. Gıda kaynaklarındaki selenyum miktarı büyük oranda onları yetiştirmek için kullanılan toprağın kalitesine göre belirlenir. Yağışlar, buharlaşma ve pH seviyeleri topraktaki selenyum konsantrasyonunu etkiler. Bu, selenyum eksikliğini dünyanın bazı bölgelerinde daha yaygın hale getirir. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde selenyum eksikliği nadirdir. Bununla birlikte dünya çapında 1 milyar insanın selenyum eksikliğinden etkilendiği tahmin edilmektedir. İklim değişikliğinin etkilerinin, dünyanın birçok yerinde toprak selenyum konsantrasyonlarını aşamalı olarak azaltacağı da öngörülmektedir. Selenyumun yetersiz alımı, selenyuma duyarlı belirli enzimlerin işlevini değiştirebilir. Bu enzimler arasında glutatyon peroksidazlar, iyodotironin deiodinazlar ve selenoproteinler bulunur. Selenyum eksikliği olan bireylerin fizyolojik streslere karşı daha savunmasız olduğu bulunmuştur. Selenyum eksikliği aslında birçok başka zarara da neden olabilir.

Günlük Selenyum İhtiyacı Ne Kadardır?

Çoğu insan beslenmeyle yeterli miktarda alır, ancak sigara içenlerin, alkol alanların veya doğum kontrol hapı kullananların vücudunda mineraller seviyeleri düşük olabilir. Selenyum eksikliği olmaması için şu anda erkekler için günde 70 mikrogram (mcg) ve kadınlar için günde 55 mg olan selenyum alınması önerilmektedir. Hamile kadınlar için önerilen miktar günde 60 mcg, emziren kadınlar için günde 70 mcg’dir. Selenyum için tolere edilebilir üst sınır günde 400 mcg’dir. Bunun ötesindeki alımlar sorunlara neden olabilir. Günde 900 mcg’nin üzerindeki alım toksik olabilir. Çok fazla selenyumun belirtilerinden bazıları tırnakların kolayca kırılması, boyuna çizgiler ve beyaz lekeler olması, kusma, bulantı, nefeste sarımsak benzeri bir koku ve ağızda metalik bir tat olmasıdır. Ayrıca dozda aşırıya kaçmak, nefes alınırken zorlanma, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, hatta kalp krizi gibi rahatsızlıkların da yaşanmasına sebep olabilir.
Selenyum Eksikliği Belirtileri

Selenyum özellikle önemli bir mineraldir, çünkü birçok sistemin işleyişini destekler. Bunlar endokrin, bağışıklık ve kardiyovasküler sistemlerdir. Endokrin sistemin bir parçası olan tiroid, dokunun ağırlığı başına en yüksek selenyum konsantrasyonuna sahip organdır. Selenyum eksikliği aynı zamanda bilişsel işlevselliği de etkileyebilir. Selenyum eksikliği bir dizi belirtiye neden olabilir. Belirtiler göz ardı edilirse, daha karmaşık sağlık riskleri ortaya çıkabilir. Yaygın belirtiler şunlardır:
Saç dökülmesi: Selenyum’un en önemli görevlerinden biri: T4 tiroid hormonunun T3 adlı daha aktif forma dönüştürülmesine yardımcı olmaktır. Eğer tiroid bezi az çalışıyorsa hipotiroidizm belirtileri görülebilir, bu belirtilerden biri saç dökülmesidir. Saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir, bu yüzden doktorlar gereken testleri yaptıracaktır.
Yorgunluk: Başka bir yaygın hipotiroidi belirtisi yorgunluktur. Bu, zayıf selenyum seviyelerinin tiroidi yavaşlatmasının bir sonucu olabilir.
Sık hastalanma: İlk olarak, düzenli olarak ellerin yıkandığından, grip aşısı olunduğundan, yeterince uzun ve sağlıklı uyunduğundan emin olmak gerekir. Bunlara rağmen selenyum seviyeleri düşükse yeterince glutatyon peroksidaz yapılamaz, bağışıklık sistemi düzgün çalışmaz ve daha sık hasta olunur.
Kilo alma: İstenmeyen ağırlık artışıyla karşılaşıldığında, esas neden bulunmalıdır. Kilo alanların önce beslenme şekline ve yediklerine, daha sonra selenyum seviyelerine bakılır.
Vücudun Çok Fazla Stres Altında Olması

Selenyum, hastalıklarla mücadele eden güçlü bir antioksidandır. Oksidatif stres, vücuttaki hücrelere zarar verir. Hücrelerini oksidatif strese karşı korunmalıdır. Diyetinize yeterince selenyum almak da dahil olmak üzere, yeterince uyumak, dinlenmek ve yeterince selenyum bulunduran gıdalarla beslenmek daha sağlıklı olunmasını sağlayacaktır.
Nefes darlığı: Selenoproteinlerin başka hayati görevi kalbi korumaktır. Eksikliğinde kalple ilgili sorunlar, nefes darlığı görülebilir. Düşük selenyum düzeyleri kalp hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiş olmasına rağmen, uzmanlar selenyum takviyeleri önermekte tereddüt etmektedir. Bunun yerine, sağlıklı, selenyum yönünden zengin bir diyete sadık kalınmalıdır.
Selenyum Eksikliğinin Sebep Olabileceği Sorunlar

Selenyum eksikliğinin sebep olduğu bazı sorunlardan aşağıda ayrıca bahsedilmiştir.
1-Kardiyovasküler sorunlar: Selenyum eksikliği, kalp kasının kronik bir hastalığı olan kardiyomiyopati ile ilişkilendirilmiştir. Selenyum eksikliğinin hastalığa neden oluşu ilk defa Çin’in Keshan ilçesinde, yaygın ve endemik olan bir kardiyomiyopati türü olan Keshan hastalığı ile fark edilmiştir. Farelerde yapılan çalışmalarda selenyum takviyesi kardiyotoksisiteyi azaltmıştır. Farelerde selenyum eksikliğinin de miyokard hasarının artmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Bu mineralin eksikliği ayrıca lipid peroksidasyonuna (lipidlerin bozulmasına) neden olabilir. Bu sorun yüksek tansiyon seviyelerine ve trombosit agregasyonuna (kümeleşmesine) neden olabilir, potansiyel olarak kalp hastalığı riskini artırabilir. Yeterli selenyum seviyeleri de kalbi belirli viral enfeksiyonlardan koruyabilir. Selenyumun oksidatif stres ile mücadele ettiği bilinmektedir. Bu ilişki nedeniyle eksikliği potansiyel olarak oksidatif stresin artmasına ve dolayısıyla kalp sağlığının etkilenmesine neden olabilir.
2-Endokrin sistemle ilgili sorunlar: Endokrin sistem, büyümeyi, gelişmeyi ve metabolizmayı teşvik eden hormonları düzenler. Tiroid, hipofiz ve adrenal bezler, pankreas, testisler (erkeklerde) ve yumurtalıklar (kadınlarda) endokrin sistem dahilindedir. Tiroid insan vücudunun tüm organları arasında maksimum selenyum konsantrasyonunu içerenidir. Selenyum ile ilişkili enzimler olan iyotronin deiodinazlar tiroid hormon metabolizmasını arttırır. Selenyum eksikliği bu süreci engelleyebilir. Selenyum, tümü endokrin sistem üzerinde birçok eylemde bulunan 30’dan fazla selenoprotein’in işlevini kontrol eder. Bu selenoproteinler antioksidan görevi görür ve sistemdeki hücre fonksiyonunu değiştirir.
3-Bazı kanser türlerine yakalanma riskinin artması: İnsanlar kanseri önlemek için ellerinden geleni yapmaya hazırdır. Optimum selenyum seviyelerini korumak kanserden korunmaya yardımcı olabilir. 2014’de araştırmacılar selenyum ve kanser arasındaki bağlantıya bakmak için 55 gözlemsel çalışmayı analiz etmişlerdir. Özellikle mide, mesane ve prostat kanseri olmak üzere yüksek selenyum maruziyeti ile ilişkili olarak yüzde 31 oranında daha düşük bir kanser riski bulunmuştur. Ancak diğer bazı çalışmalarda selenyumdan fayda sağlanamamıştır. Sonuçlar, kesin kanıt olmadan, takviyelerin yararlı olmayacağı yönündedir. Bunun yerine kuşkonmaz, brokoli ve mantar gibi selenyum bakımından zengin kaynaklar da dahil olmak üzere çeşitli yararlar sağlayacak yiyeceklere odaklanılmalıdır.
4-Kas-iskelet sistemiyle ilgili sorunlar: Selenyum eksikliği kas-iskelet sistemi hastalıklarına neden olabilir. Bunlardan biri, kemik, kıkırdak ve eklem deformitesi ile karakterize edilen Kashin-Beck hastalığıdır. Bu hastalık eklemlerde şişkinliğe ve deformasyona neden olur, hareketi kısıtlar. Özellikle Kuzey Çin’de ve Sibirya’da yaşayan çocuklarda görülür. Etkilenen ilk bölgeler el parmakları ile el bilekleridir. Selenyum ve ilişkili selenoproteinler kas fonksiyonunda rol oynar. Hem sığırlarda hem de insanlarda selenyum eksikliğinin çeşitli kas hastalıklarına neden olduğu görülmüştür.

5-Sinir sisteminin sağlığı ile ilgili sorunlar: Selenyum eksikliğinin depresif duyguduruma ve düşmanca davranışa neden olduğu bulunmuştur. Alzheimer hastalarında selenyum konsantrasyonunun sağlıklı bireylerdeki oranın sadece % 60’ı kadar olduğu bulunmuştur. Selenyum ile ilişkili önemli enzimler olan glutatyon peroksidazlar, ağırlıklı olarak beyinde bulunur ve yapısında 4 adet selenyum molekülü bulunur. Bu enzimler beyin sağlığına zarar verebilecek reaktif oksijen türlerini azaltır. Selenyumdaki eksiklik bu faydalı süreci engelleyebilir.
6-Bağışıklık sistemi sorunları: Raporlar selenyum eksikliğini zayıf bağışıklık ile ilişkilendirmiştir. Mineral immün yanıtı artırabilir, yetersizliği ise bağışıklık sistemini zayıflatıp immün hücrelerin fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. Beslenmeyle alınan selenyum sağlıklı bir bağışıklık sistemi için önemlidir.
7-Üreme sistemi sorunları: Erkeklerde selenyum testosteron biyosentezinde rol oynar. Selenyum eksikliği erkeklerde ve kadınlarda kısırlık sorunlarına yol açabilir. Ancak, bunu netleştirebilmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Selenyum Eksikliği Olan Bölgelerde Yaşayanlar

Düşük selenyumlu bölgelerde yetişen sebzelerle beslenilen ülkelerde yaşayan bireyler de selenyum eksikliği riski altında olabilir. Toprak selenyum seviyelerinin düşük olduğu Çin’in bazı kısımları riskli bölgelerdir. Bazı Avrupa ülkelerinde yaşayan bireyler bile risk altında olabilir. Risk gruplarına ait olanlar veya selenyum eksikliği ile ilişkili semptomlar yaşayanlar doktorlarını ziyaret etmelidir. Selenyum eksikliğinin uzun vadede ölümcül sonuçları olabilir.

Selenyum Eksikliği Riski Kimlerde Yüksektir?

Bir kişinin risk altında olup olmadığını anlaması önemlidir. Bazı bireylerde selenyum eksikliği riski diğerlerinden daha yüksek olabilir. Topraktaki selenyum seviyesinin düşük olduğu bir bölgede yaşamanın yanı sıra, aşağıdakiler de yaşanılan yerden bağımsız olarak selenyum eksikliği riskini artırabilir. Selenyum eksikliği bakımından aşağıda belirtilen bazı insan grupları daha yüksek bir risk altında olabilir.
Böbrek diyalizi geçirenler: Böbrek diyalizi (ayrıca hemodiyaliz olarak da bilinir) kandaki selenyumların birazını uzaklaştırır. Diyaliz geçiren hastalar ayrıca ciddi gıda kısıtlamaları nedeniyle selenyum eksikliği yaşayabilir.
HIV ile yaşayanlar: HIV ile yaşayan bireyler, ishal nedeniyle aşırı besin kaybına uğrayabilir ve selenyum eksikliği yaşayabilir. Malabsorpsiyon (ince bağırsaklardaki emilim bozukluğu) bile eksikliğe yol açabilir. Serumdaki selenyum düzeyleri hastalığın ilerlemesi ile azalır.
Crohn hastalığı gibi sindirim bozukluğuna sahip olanlar: Sindirim sistemini ilgilendiren sorunlar, diyetle yeterince selenyum alınsa bile, vücudun selenyumu emmesini etkileyebilir.
Eksiklik Nasıl Teşhis Edilir?

Selenyum eksikliğinin tespiti zordur. Bunun sebebi, yaygın olarak kullanılan bir test olmamasıdır. Bazı durumlarda, doktorlar glutatyon peroksidaz seviyesinin ölçülmesini isteyebilir. Bu, çalışması için selenyum gerektiren bir enzimdir. Enzimin seviyesi düşükse, vücutta yeterli selenyum olmayabilir.
Eksikliğin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Selenyum eksikliği olduğu anlaşılan herkese bir takviye gerekmeyebilir. Selenyum eksikliği tedavisi için ilk basamak, selenyumu yüksek olan daha fazla besin yemeye çalışmaktır. En iyi besin kaynaklardan biri Brezilya cevizidir. Bu ceviz çeşidinin her bir tanesinde 68 ila 91 mcg selenyum bulunur. Bir avuç Brezilya cevizindeki selenyum miktarı 607 mcg’dır, bu rakam tolere edilebilen üst sınırdan daha fazladır. Selenyum bulunduran diğer besinler şunlardır:
-Ton balığı
-Sarı yüzgeçli orkinos
-Trança balığı
-Konserve sardalye
-Somon
-Böbrek ve karaciğer gibi bazı etler
-Tavuk, hindi
-Esmer Pirinç
-Makarna
-Ay çekirdeği gibi tohumlar
-Tam buğday ekmeği
-Ispanak
-Yulaf ezmesi
-Çökelek, peynir gibi süt ürünleri
-Yumurta
-Sarımsak
-Mantar
Takviye Alınmalı mı?

Selenyum eksikliği nadir olsa da, yeterince ve doğru şekilde alındığından emin olunmalıdır. Eğer bir selenyum eksikliği olabileceği düşünülüyorsa, semptomların diğer olası nedenlerini ekarte etmek için bir doktorla görüşülüp kontrolden geçilmelidir. Selenyum içeren yiyecekler bir seçenek olmadığında, selenyum takviyeleri eksiklik yaşayanlara yardımcı olabilir. Pek çok multivitamin selenyum içerir, ancak selenyum bağımsız bir ürün olarak da bulunabilir. Selenyum takviyeleri genellikle selenometiyonin veya selenit formundadır. Selenometionin’i vücudun emmesi daha kolaydır, bu nedenle daha ciddi eksiklik vakaları için daha iyi bir seçenek olabilir. Selenyum toksisitesini önlemek için takviye almadan önce mutlaka bir doktorla görüşülmelidir. Takviye alanlar yanlışlıkla çok fazla almadığından (400 mcg’dan daha fazla) emin olmalıdır. Takviyelerde güvenli doz 100 mcg’dir.

Kaynakça:

https://www.bilgiustam.com/selenyum-eksikliginin-sagliga-etkileri-ve-belirtileri/

Selenyum Eksikliği

İnsanlar besin almadan belli bir süre hayatta kalabilirler. Bu yüzdendir ki gıda insan yaşamı açısından bir zorunluluktur. Günümüzün çoğu zamanı yiyeceklerin etrafında şekillenerek geçer. Dünya her zaman yeni şeyler keşfedilecek bir yerdir. Her zaman yeni bir tat damağınızda oluşabilir. Keşfedilmeyi bekleyen yeni yiyecekler çoğu zaman bir yerlerde vardır. 

Zararını Bilmediğiniz 12 Yiyecek

Resim üzerine büyüteç etkisi oluşturmak için JS ve CSS kodlarını kullanacağız. Bu kod sayesinde resimler üzerinde zoom etkisi yapılabilir. Fare işaretçisini resim üzerine getirdiğinizde büyüteç simgesi belirmektedir. Ziyaretçilerin görüntüyü büyütmelerine olanak sağlamaktadır.

1. HTML kısmı
Aşağıdaki kodu kopyalayarak istediğiniz yere yapıştırın. Adres yerine yerleştirmek istediğiniz resim kodunu ekleyin.
 
<img class="magniflier" src="https://images.adresi" width="200" />

2. CSS kısmı
Blog panelinize giriş yapın. > Tema menüsüne tıklayın. > HTML'yi düzenle bölümüne giriş yapın. Ardından aşağıdaki CSS kodunu </head> kısmının hemen üzerine gelecek şekilde yapıştırın.
<style type='text/css'>
/* Zoom CSS */
 .glass {
  width: 150px;
  height: 150px;
  position: absolute;
  border-radius: 50%;
  cursor: crosshair;
  box-shadow:
    0 0 0 7px rgba(255, 255, 255, 0.85),
    0 0 7px 7px rgba(0, 0, 0, 0.25), 
    inset 0 0 40px 2px rgba(0, 0, 0, 0.25);
  display: none;}
</style>

3. JS kısmı
Bir sonraki adımda ise Javascript kısmını ekleyeceğiz. Bunun için aşağıdaki kodu </body> veya &lt;!--</body>--&gt;&lt;/body&gt; kodunun hemen üstüne gelecek şekilde eklemeliyiz.

<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
$(function() {var native_width = 0;
  var native_height = 0;
  var mouse = {x: 0, y: 0};
  var magnify;
  var cur_img;
  var ui = {magniflier: $('.magniflier')};
  if (ui.magniflier.length) {
    var div = document.createElement('div');
    div.setAttribute('class', 'glass');
    ui.glass = $(div);
    $('body').append(div);}
    var mouseMove = function(e) {var $el = $(this);
    var magnify_offset = cur_img.offset();
    mouse.x = e.pageX - magnify_offset.left;
    mouse.y = e.pageY - magnify_offset.top;
    if (
      mouse.x < cur_img.width() &&
      mouse.y < cur_img.height() &&
      mouse.x > 0 &&
      mouse.y > 0) {magnify(e);}
    else { ui.glass.fadeOut(100);}return;};
    var magnify = function(e) {
    var rx = Math.round(mouse.x/cur_img.width()*native_width - ui.glass.width()/2)*-1;
    var ry = Math.round(mouse.y/cur_img.height()*native_height - ui.glass.height()/2)*-1;
    var bg_pos = rx + "px " + ry + "px";
    var glass_left = e.pageX - ui.glass.width() / 2;
    var glass_top  = e.pageY - ui.glass.height() / 2;
    ui.glass.css({
      left: glass_left,
      top: glass_top,
      backgroundPosition: bg_pos});return;};
    $('.magniflier').on('mousemove', function() {
    ui.glass.fadeIn(200);  
    cur_img = $(this);
    var large_img_loaded = cur_img.data('large-img-loaded');
    var src = cur_img.data('large') || cur_img.attr('src');
    // Set large-img-loaded to true
    // cur_img.data('large-img-loaded', true)
       if (src) {ui.glass.css({
        'background-image': 'url(' + src + ')',
        'background-repeat': 'no-repeat'});}
    //if(!native_width && !native_height) 
        {if (!cur_img.data('native_width')) 
        {var image_object = new Image();
        image_object.onload = function() 
        {native_width = image_object.width;
         native_height = image_object.height;
         cur_img.data('native_width', native_width);
         cur_img.data('native_height', native_height);
    //console.log(native_width, native_height);
         mouseMove.apply(this, arguments);
         ui.glass.on('mousemove', mouseMove);};
         image_object.src = src;return;} else {
       native_width = cur_img.data('native_width');
       native_height = cur_img.data('native_height');}
    //}
    //console.log(native_width, native_height);
       mouseMove.apply(this, arguments);
       ui.glass.on('mousemove', mouseMove);});
       ui.glass.on('mouseout', function() {
       ui.glass.off('mousemove', mouseMove);});
}); //]]>
</script>


Temayı kaydet düğmesine tıklayın. Tamamladıktan sonra yayınlayarak sonuçları blogunuzda görün.

Kaynak: https://codepen.io/philipsacht/pen/wzaGF

Resim Üzerine Büyüteç Etkisi Ekleme

Native advertising hakkında merak edilen soruların yanıtlarını cevaplamak istiyoruz.

Sanal pazarlama sektöründe geleneksel reklam biçimleri her geçen gün kendini yenilemeye devam ediyor. Doğal reklamlar dijital ortamlar ile entegre olurken, dijital reklamcılık da da native advertising, yani doğal reklamcılık karşımıza çıkıyor. Bu reklam modeli, içeriğin bir parçası olarak artık kabul görmüş bir pazarlama aracı. Native reklamlar en trend model olarak ilgi görmeye başlayalı 100 yıldan fazla oldu. Tabii bu süreçte reklam modelleri gelişerek dijital pazarlama ortamına aktarılmaya çalışıldı. İçerik pazarlamacılığında en popüler ve en geniş reklam modellemesi oldu.

Native Advertising Nedir?


Blogger kullanıcıları için birbirinden değişik ve şık buton kodlarını bu yazımızda bir araya topladık. Sitenizde şık butonlar kullanmak önemlidir. Hem görünüm açısından hem kullanım kolaylığı açısından linklerinizi buton içerisinde göstermek daha pozitif bir hava katacaktır.
Ekleyeceğimiz CSS ve Html kodları sayesinde  butonların üzerine gelindiğinde ve tıklandığında şık bir görünüm vermiş olacağız.
Blogger CSS Renkli Buton Kodlarını eklemeyi adım adım anlatarak sorunsuz çalışmasını sağlamaya çalışacağız.

1. Blogger CSS Renkli Buton Kodlarını Ekleme

CSS kodlarını tema kodlarının arasına eklenmesi gerekmektedir.
1. Blogger hesabınıza giriş yapınız. 
2. Tema ayarlarına gelin, Html Düzenle'ye giriş yapın.
3. Ctrl+F yaparak kodlar içerisinde arama yapın.
4. ]]></b:skin> kodunu aratarak bulun ve CSS kodlarını bir satır üzerine yapıştırın.

Blogger Paneli ➤ Tema ➤ Html Düzenle ➤ Ctrl+F ➤ ]]></b:skin>

Blogger CSS Renkli Buton Kodları

Lenovo tarafından geliştirilmiş olan bu program sayesinde sistem güncellemelerini kolaylıkla takip edebileceksiniz. Sistemde oluşan herhangi bir arızayı veya veri merkezi konsolidasyonu gibi sorunları gidermek için yardımcıdır. Sistem üzerinden bilgisayar için en son güncellemeleri bulup kullanıcıya sunmaktadır.  Lenovo Companion, bilgisayarınız için performans iyileştirmesi de yapmaktadır. Sistem üzerindeki tüm sorunları tarayarak çözmeye başlar.
Lenovo Companion üç ana bileşeni kapsar: 

Lenovo Companion Nedir?

Mutluluğun kaynağı tamamen para ile sağlanamaz. Fakat geçmişten günümüze bir referans olarak ele alırsak hayatın önemli bir parçasıdır. Ekonomi devletlerin kalkınmalarında ve siyasi rollerinde önemli bir etkendir. Ekonomi ayrıca devletler arası güçtür. Ekonomik savaşlar her zaman topyekün savaşlardan daha ağır sonuçlar doğurmaktadır.

İnternetten Para Kazanmanın 5 Etkili Yolu


Domates, severek tüketilen ve yaygın yetişen bir sebze türüdür. Herkes, kendi imkanları dahilinde domates yetiştirebilir. Ancak son zamanlarda öyle bir yöntem var ki, domates yetiştiriciliğine bambaşka bir boyut getirdi. O da, suda domates yetiştirme. Suda, topraksız, gübresiz, zahmetsiz ve bol verim alacak şekilde domates yetiştirme, üreticilerin ilgisini çekiyor. Peki suda domates yetiştirme nasıl yapılır ve getirileri nelerdir detaylı şekilde anlatalım.

Suda Domates Yetiştiriciliği Nedir?

 Etkili bir temizlik açısından herkes tarafından sıkça kullanılan malzemelerin başında sabun gelmektedir. Faydaları klinik çalışmalarla kanıtlanan yeşil sabun ise, kullanımı uzmanlar tarafından önerilen ve son zamanlarda sıkça tercih edilen temel kozmetik ürünüdür. 

   Yeşil Sabunun Faydaları

   Yeşil sabun, kozmetik ürünlerinin bu kadar çeşitli olmadığı çok eski dönemlerden beri kullanılan bir üründür. Sağlığa zararlı herhangi bir yan etkisi bulunmadığı için de, günümüzde hala rağbet görmektedir. 
   -Yeşil sabunun en temel faydası, saçlar için harika bir ürün olmasıdır. Kepeklenmeyi önler, saç tellerini güçlendirir ve saçların nem dengesini korur.
   -Cilt lekelerine karşı etkili bir silahtır.
   -Cilde hak ettiği nemi kazandırır.
   -Derinin herhangi bir nedenden dolayı enfeksiyon kapmasını önler.
   -Cerrahi operasyonlarda, ekipmanları sterilize etmek için kullanılır.
   -Cildin yağlanmasını önler, deriyi besler.
   -Tamamen bitkisel olarak elde edildiği için, içerisinde boya ve herhangi bir katkı maddesi barındırmamaktadır. Yeşil renginin sebebi ise, içeriğindeki doğal bitkilerinin rengini almasıdır. Çeşitli yağlar, gliserin, etil alkol ve lye açısından zengindir. 

    Yeşil Sabunun Kullanımı

    Yeşil sabunun kullanımı, ekstra bir işlem gerektirmemektedir. Günde iki veya üç kere yüz yeşil sabunla yıkanıp durulanabilir. Yeşil sabun ayrıca, banyo ürünleri için de iyi bir alternatiftir. Şampuan ya da duş jeli yerine yeşil sabun kullanılması hem saç hem de cilt sağlığı için daha faydalıdır.

Yeşil Sabununun Faydaları

Bültenimize Abone Ol

Bildirimler

Disqus Logo